“Renksiz ve yıkılmaya yüz tutmuş hayatları, halkın çaresizliğini ve yoksulluğunu gördükçe korkudan titriyorum. Onlar gibi gerçekten sefil ve perişan olabileceğini düşünüyorum Anadolu’nun. Bizim hayatımızın bir anlamı kalmıyor o zaman da. Kederlerine ortak olmak, sevmek ve acımak çare değil. Onlara yaşamak için yardım edebilmenin yolu; her zorlukla başa çıkabilecek kadar güçlü ve aklın almayacağı kadar dürüst olmaktan geçiyor.