asel

Yüzeysel bilgi sahibi insanları, önceden aşina oldukları kavramların anlamını değiştirerek kandırırlar. Örneğin Allah inancı olan bir insana “Allah yok diyeceksin” şeklinde bir baskı uygularsanız bu geri tepecektir, fakat spiritüalizm ve tasavvuftaki gibi panteist bir Allah inancı inşa ederseniz, yani “Allah” kelimesinin manasını değiştirirseniz ve insanlara bunu yutturursanız, amacınıza daha kolay, daha az tepkiyle karşılaşarak ulaşmış olursunuz. ... Yüzeysel bilgi insanın hayatını mahveder.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İmam Gazzali (1058–1111), hayatının ortalarından sonra iyiden iyiye tasavvufa yönelmiş ve 1091 yılında son derece önemli bir kurum olan Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nin baş müderrisi ve günümüz lisanıyla rektörü olmuştur. İşte bu tarihten (bilhassa 12. yüzyılın başından) itibaren Müslümanlar arasındaki fikri çatışmada üstünlük, gitgide tasavvufçuların eline geçmeye başlamıştır. 12. ve 13. yüzyıllar; tekkelerin, dergahların, şeyhlerin, evliyaların ve bunların kapısına kul köle olan müritlerin mantar gibi çoğalmalarına sahne olan ve Müslümanların günümüze kadar sürecek bir bataklıkta boğulup kalmasına zemin hazırlayan karanlık yıllardır.
Fakat “cahil” ve “kafir” olmak, Kur’an’a göre az bilmekten ziyade, bildiklerinin üstünü örtmek, onları gizlemek, görmezden gelmek, inatla gerçeği kabul etmemek anlamları taşır.
Bir kelimenin Kur’an’da hangi anlamda kullanıldığını öğrenmek için, o kelimenin tüm ayetlerdeki kullanımlarına bakmak gerekir ki bu sadece kutsal kitapları değil, tüm metinleri anlamada çok önemli bir yöntemdir. Yani o kelimenin aynı metin içindeki tüm kullanımlarını karşılaştırarak o kelimenin hangi anlamda kullanıldığını öğreniriz.
Müslüman ülkelerde şu an da dahil olmak üzere yüzyıllardır bir bilim geleneğinin olmamasının yegâne sebebi, aklı dışlayan tasavvuf inancıdır.