Her zaman senden iyi veya kötü durumda birileri olacak
ve bu karşılaştırma ya seni üzer isyan ettirir ya havaya
sokar; ego sahibi, kim olduğunu bilmediği için "Sen
benim kim olduğumu biliyor musun"' insanı yapar.
Hayat adil değil ve hayatın adaletini sorgulamak yerine
bu kısa süreyi nasıl daha üretken ve mutlu geçirebilim
diye düşünme erdemine ulaşmak önemli.
Ne kazandığından daha önemlisi, nasıl kazandığındır.
Nasıl harcadığınsa daha da önemlidir.
Çünkü vermek zorunda kalacağın ödünleri ve yaşamının gidişini belirler.
Rahmeti Şerif dedem, annemlere dermiş ki "1 liranın
hesabını tutun, bin liranın hesabını tutmayın". Küçük şeyleri hep kuruş kuruş tasarruf edin ama iyilik ya da yatırım gerektiğinde, hiç eliniz geri kalmasın.
İzmir'in eski köklü ailelerinden gelen Yazar Hanri Benazus der ki bir kitabında
"Bizim çocukluğumuzda herkes aynı
kıyafetleri giyerdi. Kimsenin kıyafetinden o çocuğun ailesinin varlık durumunu anlayamazdınız".
Bir ülkenin köyünde ya da gecekondu semtinde doğan
bir çocuk, "Ben bu ülkede dürüstçe çalışır, kendimi geliştirir, hedeflerimin peşinde çabalarsam kesinlikle başarılı olurum" diye inanıyorsa orası iyi bir ülkedir.
"Eğer yalan söylemeden, çalmadan, torpilin, tanıdığın olmadan bu ülkede iyi bir yerlere gelemezsin" duygusuyla büyüyorsa oranın geleceği karanlıktır ve genel olarak sistemin işleyişinde bir hata vardır.