Kendime diyorum…
Âsım ibnul sabit gibi müşriklere karşı dik durabilirmisin?
Musâb Musâb Musâb bin umeyr gibi Mekke’nin en zenginiyken, en güzel elbiseler ve kokular ile sokaklarda yürürken sen,
ESARETİN İLK GECESİ
İlk içtima mahalli Şam’ın cenûb-ı garbisinde ve Şam’a iki saat mesafede bulunan bir sırt üzerinde idi. Etrafımız mahsur bir çember içerisindeyiz. Şam’da kalanlar da Araplar tarafından esir edilmiş. Şam’daki bütün cephanelikler infilak ettiriliyor. Şam’da esir edilenler değil asker bütün sivil memurlar da ve kadınlarıyla beraber bütün Türk namını taşıyan ve Türk camiasına mensup herkes Araplar tarafından esir edilmiş.
İnsaniyetin kabul edemeyeceği şenaat karşısında kalmışlar ve Arapların seve seve yaptıkları bu haller temadi ediyor. Bulunduğumuz mevkideki sırt üzerinde hayvanat-ı zâhife¹ gibi kıvranıp sabahın aydınlığını bekliyoruz. Gece birçok gürültüler işitiliyor. Kafilenin arka cihetinden feryatlar geliyor. Çünkü İngilizlerin soygunculuğu başlamış. Şahıs üzerinde her ne varsa hediye sıfatiyla alıyorlar.
Mütemadiyen esir kafileleri geliyor. Dört bin mevcudu buldu. Arkası kesilmedi. Ne bize ve ne de o gün hayvanlara yiyecek yok. Dizginler ellerimizde tâbesabah böylece vakit geçirdik.
Harputlu Mahmut Efendi ile buluştuk. Benim yanıma hareket esnasında gedikli piyade çavuşu olarak aldığım Asım Efendi ile beraber üçümüz bir tarafa sıkışarak bekliyoruz. Rabo Boğazı’nda 30 Eylül faciası kurbanları hep oraya toplanmış, feci manzara karşısında ertesi günü bekliyor.
#SüleymanCeran'ın editörlüğünde yazar, akademisyen, aktivistlerin kalemlerinden uç seri şeklinde hazırlanan eserin birincisi #GazzeninHafızasıKızılKapıİnsan eserini #okudumbitti.
Eserdeki