"Doğum ve ölüm arasında da benzer bir yakın ilişki bulunur. Gebeliğin ileri aşamalarında birçok kadın ölüm ve yıkım temaların içeren rüyalar görür. Doğum hem anne hem de çocuk için yaşamı tehdit edici bir olaydır. Doğum, riskli ya da yaşam tehdit edici olması da dahi güçlü ölüm korkulara neden olabilir tersi de geçerlidir; ölüme yakın deneyimler doğuma dair bazı unsurlar içerir. Özellikle de bir tünel ya da kanaldan geçip ışığa doğru duygusuna sıkça rastlanır."
"Kendimizi başdöndürücü kozmik güçlerin zavallı kurbanları olarak gördüğümüzde yaşamda deneyimlediğimiz acının düzeyi doğal olarak oldukça etkilenecektir. Eğer kendimizi yaşamlarımızın metin yazarları olarak görürsek tadını çıkardığımız mutluluk ve özgürlükle aynı oranda artacaktır."
Kitabı elime alıp giriş kısmındaki bir bilgisayar çipinintanımını buldum; "Çip kapıları ve kanalları olan yarı-geçirgen bir
kristaldir".
İlk birkaç saniye çipin ve hücre zarının tekniksel olarak aynı tanıma sahip olması fikri beni etkiledi. Birkaç heyecanlı saniyeyi de hücre zarları ve silikon yarı-geçirgenleri birbiriyle karşılaştirarak geçirdim. Tanımlarının birbirine tıpatıp uyması tesadüfen oluşmuş bir durum değildi ve bunu fark ettiğimde bir anlığına şok yaşadım. Bir hücre zarı yapısal ve işlevsel açıdan kesinlikle silikon bir çipin karşılığıydı.
Vücudumuzu ve zihnimizi, genler tarafından yönlendirilen hormonlar ve sinirsel iletkenler kontrol etmiyor; aksine, inançlarımız vücudumuzu, zihnimizi ve dolayısıyla yaşamlarımızı kontrol ediyor.... Ya evet inançlarımız!
Kendinizi bir birey olarak düşünebilirsiniz ama bir hücre biyoloğu olarak ben tek hücreli 50 trilyon vatandaştan oluşan dayanışma içindeki bir toplum olduğunuzu söyleyebilirim.
Vücudunuzu oluşturan hücrelerin neredeyse tamamı amibe benzeyen, bir diğerinin hayatta kalabilmesi için sürekli dayanışma
içinde olan bireysel organizmalardır. Daha basit bir ifade ile insanlar sadece "kolektif amipsel uyanıklığın" sonucu ortaya çıkmışlardır. Bir ulusun vatandaşlarının özelliklerini taşıması gibi,
"insan"lığımız hücresel birliklerimizin temel özelliklerini yansıtmalıydı.