Nur Sev, bir alıntı ekledi.
14 May 16:03

Aşka Dair..
Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve minnet duymak yine aşkla dolu yeni güne; öğleyin dinlenmek ve aşkın vecdini düşünmek derin derin; akşamleyin eve şükranla dolup taşarak dönmek; sonra da uyumak yüreğinizde sevgiliye bir dua ve dudaklarınızda bir övgü şarkısıyla..

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 7)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 7)

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil.......

Ümit Yaşar Oğuzcan
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
...
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Allah cc zaman içinde zaman yaratır
neye yönelirsen o Sensin
ilim , aşka engeldir,
bilginin bittiği yerde vahiy (rasul e ait), ilham, keşf (kullara ait) gelir ;
aşk, akla engeldir, aşkta kalırsak meczup olunur ;
akıl, irfana engeldir, akılda kalırsan kibre bürünürsün ;
irfan ise yokluğa engeldir, irfanda kalırsan FENA ya ulaşamazsın.
Herkes bilsin ki, ölünce uyanacağız
Marifet, ölmeden önce uyanmak !

Sufiyye günlükleri,

Ümit Yaşar Oğuzcan
SEVİ ŞİİRİ
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Sevi Şiiri

Ben senin en çok sesini sevdim.
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili...

Ben senin en çok ellerini sevdim.
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak...

Ben senin en çok gözlerini sevdim.
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil.

Ben senin en çok gülüşünü sevdim.
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman...

Ben senin en çok davranışlarını sevdim.
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini...

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim.
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini,
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir Dünyâ'da
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini!

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim.
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili

ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

ben senin en çok gözlerini sevdim
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini

ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Ümit Yaşar Oğuzcan

Mehmet A., bir alıntı ekledi.
11 Şub 15:04

Ümit Yaşar Oğuzcan
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içinde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Unutulmayan 100 Aşk Şiiri, Cansever Eyüboğlu (Sayfa 18 - Akdeniz Kitabevi - 4. Basım (e-pub))Unutulmayan 100 Aşk Şiiri, Cansever Eyüboğlu (Sayfa 18 - Akdeniz Kitabevi - 4. Basım (e-pub))

Günün Pasajı
Sevmek ne müthiş eylem. Hani içi içine sığmıyor ya insanın, varoluşu ispatlıyor bir yönüyle. Bütün karanlığına rağmen dünyanın, yaşamaktan ayrı tutulmuyor. Cibran, "Aranızda sevme gücünün uçsuz bucaksız olduğunu hissetmeyen var mı?" diye soruyor. O vakit, bütün acunu sarmış şu griliğe inat masmavi bir gökyüzü düşlüyorsak... Özlüyorsak eğer iyiliği, güzelliği; sevmek, sevmek, sevmek gerek

Halil Cibran - Ermiş

Çeviren: İlyas Arslan, Kaknüs Yayınları, s.25

 

Aşk'a Dair
Daha sonra dedi Mitra: Konuş bizlere aşka dair. 
Ve o başını kaldırdı ve halka baktı ve orada bir sessizlik çöktü üstlerine. Ve yüksek bir sesle o dedi:
Aşk size işmar ettiğinde izleyin onu, 
Yolları çetin ve sarp olsa da.
Ve kanatları sizi sarmaladığında râm olun ona, 
Telekleri arasındaki gizli kılıç sizi yaralayacak olsa da. 
Ve sizinle konuştuğunda inanın ona, Şimal rüzgârının bahçeyi tarumar edişi gibi, onun sesi rüyalarınızı darmadağın etse de. 
Zira aşk, nasıl sizi taçlandırırsa öyle de sizi çarmıha gerecektir. Nasıl serpilmeniz içinse öyle de budanmanız içindir.
Nasıl yüksekliğinize erişir ve güneşte titreşen en körpe dallarınızı okşarsa,
Öyle de köklerinize inecek ve toprağa sımsıkı tutunurlarken onları sarsacaktır. 
Buğday desteleri misali sizi kendine toplar. 
Sizi harman eder, üryan kalmak için sizi. 
Sizi elekten geçirir, kabuklarınızdan azat etmek için sizi. 
Beyazlayıncaya kadar öğütür sizi. 
Yumuşayıncaya dek yoğurur sizi. 
Ve daha sonra sizi devreder kendi kutsal ateşine, Allah'ın kutsal ziyafetine kutsal ekmek olasınız diye. 
Bütün bunları yapacaktır aşk size, kalbinizin esrarını öğrenebilesiniz diye ve bu bilgi sayesinde Hayat'ın kalbinin bir parçası olabilesiniz diye
Fakat şayet korkunuz hâlinde, aşkın sadece huzuru ve hazzını arayacak olursanız, 
O zaman sizin için evla olan, çıplaklığınızı örtmeniz ve dışına çıkmanızdır aşkın harman yerinden.
Mevsimsiz bir âleme doğru; orada güleceksiniz, lakin bütün kahkahalarınızı değil ve orada ağlayacaksınız, lakin bütün göz yaşlarınızı değil. 
Aşk hiç bir şey vermez, kendinden gayrı ve hiç bir şey almaz, kendinden gayrı.
Aşk sahip olmaz, ne de sahip olunabilir.
Zira aşk kâfidir aşka.
Aşık olduğunuz zaman "Allah benim kalbimdedir." dememelisiniz; fakat daha ziyade "Ben, Allah'ın kalbindeyim." demelisiniz.
Ve aşkın seyrini yönlendirebileceğinizi düşünmeyin; zira sizi lâyık bulursa şayet, aşk sizin seyrinizi yönlendirir. 
Aşkın hiç bir arzusu yoktur, kendini gerçekleştirmekten gayri. 
Fakat aşık olursanız ve muhakkak arzulara sahip olmanız gerekiyorsa arzularınız şunlar olsun: 
Erimek ve akan bir dere misali olmak, ezgisini geceye mırıldanan. 
Aşırı hassasiyetin ıstırabını tanımak. 
Kendi aşk anlayışınız tarafından yaralanmak. 
Ve kanamak, teşne ve pür neşe. 
Şafakta kanatlanmış bir gönülle uyanmak ve şükran duymak bir başka aşk gününe. 
Öğleyin dinlenmek ve teşekkür etmek aşkın vecdini. 
Akşamleyin eve dönmek minnettarlıkla.
Ve sonra uyumak; yüreğinizde sevgiliye dair bir dua ve dudaklarınızda bir şükür ilahisiyle.