“Yavaş yavaş korktuğum bilinçaltıma giriyorum. Evdeyim bir kaç gündür, çektim elimi ayağımı sokaklardan. İnsan, cevaplarını kaçtığı yerde bulurmuş, onu anladım. Ama bu korkmadığım anlamına gelmiyor. Bu şekilde korkularım bitmeyecek, çünkü
Korkuların doğduğu yerler çok soğuk, sessiz ve çaresiz. En çok zorlandığım şey dünyadan elimi ayağımı çekmek oldu. Ne cok alışmışım aynı saatte kahve içmelere, yok "Her gün şunu mutlaka yaparım," demelere, aynı dükkandan aynı şeyleri almalara, aynı insanlarla aynı diyaloglara... Bu kadar kelepçe ve pranga, farklı davranmama izin vermemiş yıllarca.”