Bugün itibariyle Gonca Çiftçioğulları'nın yazmış olduğu Gece Gelen Ölüm kitabını bitirdim.
Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı, polisiye gerilim türü, üstelik yerli ve kadın bir yazar. Kesinlikle koltuklarım kabardı diyebilirim.
Kitaba gelince, polisiye gerilim olduğunu belirtmiştim. Aynı zamanda romantizm ve yer yer komedi unsurlarını da taşıyor. Tabii ağırlık gerilim :D :D
Konusuna gelince; İstanbul'da faili belirsiz genç kadın cinayetleri işlenmektedir ve polisin elinde hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Komiser Mehmet ve yardımcısı Selda davaya ilişkin diğer adli birimlerden yardım alarak suçluyu yakalamak için var güçlerini ortaya koymaktadır. Öte yandan psikiyatri servisinde yatan bir hasta garip sanrılar görmektedir. Doktorunun bu sanrıların işlenen cinayetlerle bir şekilde bağlantılı olduğunu farketmesiyle olaylar daha da ilginçleşir.
Oldukça sürükleyici bir kitap, dolu dolu karakterleriyle, gayet güzel dokunmuş olay örgüsüyle, şaşırtıcı sonuyla benim çok hoşuma gitti. Olayların gidişatını öyle ya da böyle tahmin etseniz de katil konusunda kesinlikle şaşıracağınıza eminim ve son bölüme kadar katili tahmin edemiyorsunuz. Kitabın başında iki farklı olay gayet güzel bir şekilde birbirine bağlanıyor ve akışa devam ediyor. Bir bütün olarak soluksuz bir şekilde ara vermeden okudum. Polisiye gerilim seviyorsanız, kitaba mutlaka bir şans vermenizi öneririm.