Sanırım öyle, diye karşılık verdi. Bu demektir ki, elbisemle ben iyi anlaşıyoruz. Bedenimin bütün kıvrımlarını almıştır o, hiç rahatsız etmez beni, kalıp gibi oturmuştur bütün biçimsizliklerime, bütün hareketlerime karşı hoşgörülüdür; beni sıcak tutmasa, onun varlığının farkına bile varmayacağım. Eski elbiseler, eski dostlar gibidir aynen.
Bir devrim, bıçakla kesilmişçesine son bulmaz. Tıpkı bir dağın ovaya doğru giderek alçalışında olduğu gibi, o da sulh ve sükûna erişinceye kadar, zorunlu olarak, bazı dalgalanmalar yapar daima.
Marius, insanoğlunun kötülük konusunda hiçbir şeye inanmadığı bir yaştaydı. Her şeye inanılan yaş daha sonra gelir. Kuşkular yüzdeki kırışıklıklardan başka bir şey değildir.