Aynı bardaktan içmeyeceğiz
Ne bir bardak suyu ne de tatlı şarabı
Seher vaktinde öpüşmeyeceğiz .
Pencereden bakmayacağız akşamları
Ben ayla nefes alıyorum sen güneşle
Ama hayat buluyoruz aynı sevda içinde .
Özlemek çok uzun mesafeydi. Son olmayan hikayelerini ve çıkamadıkları yolculuklarına gülümsedi istemsizce. Onlar ki mesafeleri aşamayan yürekler; trafikte sıkışan hayatlarıyla ilk yağmurları düştüğü bu şehirde, yükleriyle ve kuramadıkları cümlelerle, yarım kalmışlıklarıyla evlerinin yolunu bulmaya çalışırken…
Benzemeye çalışmadan, yapaya kaçmadan, illa farklı olacağım diye tutturmadan kendin olunca asıl var olma süreci başlıyordu. Böyle güzeldi çünkü biz olmak… Ama yapamamışlardı işte. Yenik düşmüşlerdi evrilirken, zamana.