Modern yaşamda daha güvenliyiz, hatta belki de bu yüzden o kadar uyuşmuş ve sıkışmış hissediyoruz ki bazı sahte tehlikelerin bizi canlandırıp harekete geçirmesini bekliyoruz.
Ancak yaşamı aslında olduğu çiçek bahçesine geri döndürmek istiyorsak, dengeyi kurmuş insanların bir arada yaşadığı sürdürülebilir dünya şöyle dursun, önce bireysel anlamda temel bir zihinsel sağlığa ve esenliğe kavusmalıyız.
Günümüzdeki erkekler ve kadınlar da yirmi birinci yüzyıl yaşamının yalnız, rekabetçi sertliğine dayanamayacakları konusunda kendilerini yetersiz hissediyor; çocuklarımızsa giderek kötüleşen, saldırganlaşan ve moda, görünüş ve mal mülk gibi aslında hiç önemi olmayan şeylerde imkansız standartları karşılamayan herkesin dışlandığı bir dünyada büyüyor.