Leyla ben sana varamıyorum…
Saçlarına dolasam hasretimi, çözülür mü bu özlem denen düğüm?
Gözlerin değseydi bir kez gözlerime, belki biraz daha hafif olurdu kirpiklerimdeki yük.
“Senden bir şey isteyebilir miyim?” dedi.
“Canımı iste, göğsümden kalbimi söküp bırakayım” dedim.
Dünya sustu insanlar sustu. Acıma eşlik etti herkes ama kimse avutmadı. Kimse acıma yanaşmadı. Onlar nefes almayı yaşamak biliyorlardı, ben ölüm…
“Kayboluşunu kızının gözündeki son parıltının, yanağındaki son rengin.
Cam gibi bir bakış yerleşecek yüzüne,
Donup kalacak cansız mavi gözlerinde.
Sonra yolacak şeytani ellerin,
Onun altın rengi buklelerinden,
Ki bu saçlar yaşamla doluyken,
Nişanesiydi sevgi dolu yeminlerin.
Artık yanında taşıyacaksın,
Abidesini ıstırabının!”
“En karanlık gecelerde, en babasız evlerin yetim kalmış odalarında tutacak bir el bulamayanlara…
Yalnızlığı sev. Herkes gitse de o seni bırakmaz, bilirsin.”