uzattığım ellerime herkes birer yük eklemiş. hatta o, sol elimmiş. öyle ağırmış ki yükler, kalbim aynı kefede olmayı kaldıramamış. ama ben bir de sağ elimi uzatmışım herkese. yeter ki terazi şaşmasın diye. oysa kalbim bas bas bağırıyor ordan: "bak bu kadarı fazla. sana bile fazla. yapma. elini uzattığınla kalmıyorsun ki sen. bu ağırlık bize çok fazla." benim kulaklarım mı sağır? hislerim mi? bilmiyorum. ben bu yükleri nereye bırakacağımı hiç bilmiyorum.