"Kendini hiçbir şekilde ele vermeyen, belki de değişebilir olmaktan başka hiçbir şey olmayan, her şeyi kendi içinde barındırdığı için tıpkı Proteus gibi gerçek bir şekli bulunmayan, bir derviş, uçucu bir ruh gibi binlerce kılığa girip oraya sığınan ve kendi hayatının dolambaçlı yollarında kaybolan, kâh bir optimist, kâh sırf başkalarını düşünen, kâh pesimist ve rölavist olan, içindeki bütün düşünceleri ve değerleri elektrik akımı gibi açıp kapatabilen birinin gerçek bir felsefesi olamazdı."