Asylum
"Göçmen bir kuştum diye vurdular beni Bir kafese kapatıp yordular beni." Dizinin her bölümü aynı çarpıcı cümle ile başlıyor. "Bu dizide geçen kişi ve kurumlar "umarız" tamamen hayal ürünüdür. Ummak!.. Bu kelime bu dizi için ümit etmekle içi doldurulamayacak kadar eksik bir anlam taşıyor. Dizinin senaryosu giriş cümlesindeki tüm "ummak"ları küstürüyor. Yeryüzünün tüm umutları bir araya gelse gerçeği hayale dönüştüremeyen yaşanmışlığın izlerini silemiyor. Aylan bebek, Sedneya ve daha niceleri... Vatansız kalmak savrulmak demek. Her savruluş zalimin elinde bir oyuncak. Allah'ım... Bizi savurmalarına fırsat verme. İçim sızlayarak seyrettiğim Asylum için "çok güzel" demeye içim el vermiyor. Çok güzel olan "umarız" denileni çok güzel bir şekilde aktarmış olmaları. "Kanadımı koparıp saldılar beni Göklerden tutup yere çarptılar beni Çırpındım çırpındım..."
Dizi/Film
Gidebilirim kimselerin gidemediği yerlere. Bilirim kimselerin bilemeyeceğini. Burada sadece boğuluyorum yağmurda. Bir kaçış treni biletiyle. Öyle bir yerlere varmam lazım ki. Her nasılsa ne oradayım ne burada. Soul Asylum - Runaway Train youtu.be/NRtvqT_wMeY?si=...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Suriye ve Filistinde siyonistlerin yaptıklarının ve planlarının çok net anlatıldığı film Asylum TRT Tabii de yayında henüz izlemedim ama izlenmeye değer görünüyor
1000Kitap
Savaş da bitecek, ömür de. Mesela hangisinin önce biteceği. 🎬 Asylum
Dizi Alıntısı
tabii platformunda asylum diye bir dizi yayınlanmış.. mutlaka izleyin..
Çoğumuzun kafasında, gizli tutulması daha iyi olan tuhaf fantezilerle dolu garip köşeler vardır; bunlara eksantriklik denilebilir. O kadar ki herhangi bir özelliği olmayan "konsantrik" bir adam sıkıcı bir arkadaştır. Ama bu tür şeyler delilik olarak adlandırılmaya ve değerlendirilmeye başlarsa Tanrı bizi korusun. Çünkü hepimiz hak ettiğimiz şekilde yargılansaydık, kim kırbaçlamanın modern alternatiflerinden kurtulabilirdi? İngiltere, kurulması gereken akıl hastanelerini içermez ve Hamlet'in yararına Gravedigger'ın onu tanımladığı gibi "Oradaki adamlar onun kadar deli" olarak nitelendirilmeyi hak edebilirdi. Bir adım daha ileri gideyim. Hayatımızda, genel olarak "hipokondri" olarak adlandırılan garip sinir bozukluklarını görmemiş olanlarımız çok azdır. Aslında, bence bunlar ortak bir rahatsızlığın farklı sonuçlarıdır: geçici beyin yorgunluğu. Belli bir noktadan sonra bu durum, hem başlangıçta hem de seyir ve iyileşme sürecinde birçok hastalık türüyle yakından ilişkili olan, zayıflığın yol açtığı deliryuma dönüşür. Deliryum kurbanları, toplumun eksantrik üyelerine eklenebilir; herhangi bir anda, hastaya tamamen yabancı olan iki doktorun raporları — belki de korkmuş ve şaşkın olan ve "en iyisini yaptıklarına" inanmaya çalışan arkadaşlarının talimatları doğrultusunda hareket eden — (Burada, korkarım ki bazen devreye giren daha aşağılık nedenleri dikkate almıyorum) — onu, kendisi pratikte bilinçsizken, en kötü türden haksız tutuklamaya, akıl hastanesindeki ölümcül bir hayata mahkum edebilirler; aramızda bir an bile kendini güvende hissedebilecek kim var? Yaşamda ölüm mü dedim? Daha da kötüsü; çünkü bu, düşünülebilecek herhangi bir ölüm biçiminden daha kötü olan, yaşamda yaşamdır.Herman C Merivale, Experiences İn A Lunatic Asylum, 1879
Alıntı