Eğitim kendisini hâlihazırda bedensel olarak belirlenmiş çizgileri takip etmek ve onları daha net ve derinden benimsetmekle sınırlandığı halükârda, kendine ait alanının ötesine geçmemiş olur.
Öğrendiğimiz üzere, eğer kişinin kültürel ve etik fikirleriyle çatışma yaşarlarsa libidinal içgüdüsel dürtüler, patojenik gerileme özellikleri yaşıyorlar. Bununla demek istediğimiz, kesinlikle bahsedilen bireyin böylesi fikirlerin varlığına dair sadece zihinsel bir farkındalık içinde olması değil, her zaman, bu fikirleri bir standart olarak kabul etmesi ve onların kendisi üzerindeki gücünü kabul etmesidir. Gerileme söylediğimiz gibi, egodan gelir; hatta daha büyük bir netlikle egonun kendine olan saygısından kaynaklanır diyebiliriz. Bir adamın müsamaha gösterdiği ya da en azından bilinçle üzerinde çalıştığı aynı izlenimler, deneyimler, dürtüler ve tutkular bir diğer adam tarafından büyük bir iğrenmeyle reddedilecektir ya da hatta bilince giriş yapmadan bastırılacaktır.
Birey gerçekten de ikiyüzlü bir varoluş yaşıyor: Biri kendi amaçlarına hizmet etmek için ve diğeriyse zincirdeki bir halka olarak ki buna kendi isteği dışında hizmet ediyor. Bireyin kendisi, cinselliği kendi amaçlarına yönelik olarak nitelendirir ancak diğer bir yönden bakıldığında genlerine köledir ve onların emrinde enerjilerini karşılığında zevk alabilmek için teslim eder.