Atatürk'ün Antonesku'ya Verdiği Mülâkattan Bir Bölüm (17.03.1937)
Vaktiyle kitaplar karıştırdım. Hayat hakkında filozofların dediklerini anlamak istedim. Bir kısmı herşeyi kara görüyordu. "Mademki hiçiz ve sıfıra varacağız dünyadaki muvakkat (geçici) ömür esnasında neşe ve saadete yer bulunmaz" diyorlardı. Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı. Diyorlardı ki: "Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, bari yaşadığımız müddetçe şen ve şâtr olalım." Ben kendi karakterim itibarıyla ikinci hayat telâkkisini tercih ediyordum, fakat şu kayıtlar içinde: Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir.
Tarımcı ulusun alışkanlıkları çalıştığı toprak gibi kararlı ve güvenlidir.
Sayfa 34 - pdfKitabı okudu
Reklam
Türk Tarih Kurumunca Liseler için ders kitabı olarak hazırlanan Tarih II (Orta zamanlar) adlı kitapta, İslam tarihi konusunda yazılanları yeterli bulmayan Atatürk'ün Yalova'ya getirttiği bir "sandık" kitaptan yararla­narak bir kısım notlar kaleme aldığı ve Muhammed'in hayatı ve savaşları bölümünü yeniden yazdığı bilinmektedir. Bu çalışmalar sırasında Atatürk'ün daha çok Hunlar ve Büyük Selçuklular dönemi üzerinde durduğu ve özellikle Tuğrul Bey ile Alp arslan'a ilişkin olayları yeniden yazdığı görülmektedir. O'nun GMK başlıklı kağıtlara yazdığı metinler Anıtkabir'deki Atatürk Arşivinde bulunmaktadır.
"Beyaz Zambaklar Ülkesinde" ve Türkiye
... kitapla ilgili en çarpıcı olaylar Türkiye'de yaşanmıştı. Türkçeye Bulgarcadan çevrilen kitap 1928 yılında İstanbul'da ki kitapçılarda yerini aldı. O yıllarda kırılma döneminden geçen ülkede Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğini yaptığı çağdaşlaşma süreci yaşanmaktaydı. Petrov'un kitabının Atatürk'ün eline nasıl geçtiği bilinmemektedir. Fakat okuduktan sonra o kadar etkilenmişti ki, kitabın ülkedeki bütün eğitim kurumlarının, özellikle de askeri kurumların ders programına dahil edilmesini emretti. Türk subayları ülkelerinde "hayatın yenilenmesi" çalışmalarında rehber olarak kabul edilen "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabını uzun yıllar boyunca zorunlu kaynak eser olarak okudular. Kitap Türkiye'de her baskısı 12 ile 25 bin arasında olmak üzere, en az 16 baskıya ulaştı. Türkiye'de çağdaş Türkçe ile yayınlanan kitaplar arasında en çok okunan eser olduğu ifade edilmektedir.
Sayfa 48 - KoridorKitabı okudu
Kimya kitabı da okumuş, sağlığa ilişkin kitaplarda. Ve kaliteli cümleler...
Genç görünüme sahip olmak ve bunu korumak için genç tutumu benimsemek gerekir: Dik durun, baş yukarıda, bakışlarınız dik, parlak, içten olsun; konuşmanızı denetleyin;sesiniz tınılı olsun. Kelimeleri, üzerine basarak söyleyin. Giyim tarzınızı denetleyin. Ne dede gibi ne de nine gibi giyinin. Kendinizi ne giysilerinizde, ne bakımınızda, ne de saçınızın ve sakalınızın kesiminde ihmal etmeyin. Genç görünümlü ve karakterli olarak kalmak için; genç fikirli kalmak, genç fikirlerle yaşamak, gençliği incelemek ve sıkça görüşmek gereklidir. Uyanık ve isteksiz bir adam olarak değil, sanki sizin önünüzde hala pek çok yıl ve yapılacak pek çok iş varmışçasına düşünün ve davranın.
353 syf.
8/10 puan verdi
·
Liked
·
Read in 12 days
İlk defa anı türünde bir kitap okudum ve düşündüğümün aksine çok akıcı ilerledi. Yazarın yaşadığı büyüdüğü çevre şaşırtmayacak gibi değil. Kimler yok ki kitapta: Atatürk, Necip Fazıl, Sait Faik, Cevat Şakir, Falih Rıfkı, Halide Edip, Ruşen Eşref, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Aziz Nesin... Daha nicesi hakkında ilginç bilgilere rastladım. Edebiyata ilgisi olan, bu kişileri az çok tanıyanlar için daha zevkli olacaktır okumak. Üslup bakımından çok samimi. Bazı noktalarda oldukça zıt olsak da yazarla, fikren beğendiğim, gülümseten çok nokta oldu. Ara ara tekrar sayfalarını yoklayacağım kitaplar arasına girdi.
Bir Dinozorun Anıları
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202211.4k okunma
Reklam
Dünyada en büyük gurur kaynağım Türk yaratılmış olmamdır. Bu kadar tarih okudum, Türk ulusu kadar kahraman, dürüst, iyi yürekli, zeki ve sağ duyu sahibi ve Türk ulusu kadar büyük ve zengin bir tarihe sahip ulus görmedim. O kadar ulus tanıdım, bugünkü uygarlık dünyasında en yüksek dü zeye çıkmak için gereken yetenekleri kendinde ve yurdunda bugünkü kadar toplamış olanını görmedim. Türklük bende sönmeyen ve tükenmeyen bir aşktır. Her tür sevginin üzerinde bir sevgi olarak gönlümde ve göğsümde yaşar. Bütün varlığımı kavrayan bu kutsal ateşin beni yakması oldukça tatlıdır, yaktıkça bana mutluluk ve sevinç verir. Yalnızca bu ateş beni yaşatır. Türk yaratılışım dolayısıyla nasıl teşekkür edeceğimi, nasıl bir hizmette bulu nabileceğimi bilmiyorum. Belki şükran duygumu biraz olsun giderebilir diye bu eseri yazıyorum.
Doktor Rıza NurKitabı okuyor
Fidel Castro'ya sorarlar Siz bu ülkenin liderisiniz Sokaklarda sizin heykelleriniz olması beklenir Sosyalist önderler varken Sadece Mustafa Kemal'in heykeline izin verdiniz NEDEN? "Bizler devlet adamıyız O İSE BİR KAHRAMAN"der.
Ankara'dan, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'na giderken, kitaplarının da ciddi bir kısmını yanında getirmiştir. Kitapların taşındığı sandıklar ise hayli ilginçtir. Kitaplar, cephane sandıkları içerisinde taşınmaktadır. Çok sembolik bir durumdur bu. Adeta özgürlük için verilen kanlı mücadelelerin ardından kültür ve gelişme için verilecek olan savaşın izleri vardır bu sahnede. Kitaplar cephane sandıklarında taşınır. Kültür savaşına kitap dolu cephane sandıkları ile gidilir.
Nuri Ulusu, Atatürk’ün ilk İstanbul seyahatinde yanında götürmek istediği kitapları kütüphanede karton kutulara koymaktadır. İçeri giren Atatürk’ün “Ne yapıyorsun?” sorusuna, karton kutular aldırdığını, istediği kitapları onların içine koyduktan sonra trene göndereceği karşılığını verir. Bunun üzerine Atatürk “ Dur, biraz bekle” dedikten sonra dışarı çıkar ve kısa bir süre sonra ellerinde iki cephane sandığı taşıyan ellerle geri döner. Nuri Ulusu’nun şaşkın bakışları arasında Atatürk’ün sesi duyulur: “Savaşta bunlarla cephane taşıdık, sen o zaman çocuktun, bilemezsin. Bu sandıklar benim için çok önemli. Şimdi o savaş bitti, yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve o okumakla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın.
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Geri199
1,000 öğeden 991 ile 1,000 arasındakiler gösteriliyor.