Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum?
Herkes bağırırken şiirler okumak mı,
susmak mı sözün bittiği yerde, kusmak mı sindirebildiklerinizi?
Apansız uykum kaçıyor kaç gece, bu da mı aleyhime kanıt?
Sondan saymaya başladım adları -böyle hoşuma gidiyor-
beğenmeseler de seviyorum ellerimi,
hep olmayacak düşler görüyorum, yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.
İtiraf ediyorum…
Silin adımı listenizden, yokum; aslında bir oyun olan kavgalarınızda ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda. Kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni. Gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum. Yalan övgülerinize ihtiyacım yok.
Gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin.
Bir sürgün nereye sürülebilir? Gölgeler kelepçeye vurulur mu?
Çekilin, yürümediğiniz yolları(mı) kirletmeyin..!
Az önce yöntemden söz etmiştiniz, hani şu yöntemine uygun sorgulamadan... Yöntem de neymiş sanki? Biliyor musunuz çoğu zaman bir anlamı olmaz yöntemin. Bazen dostça bir konuşma çok daha uygundur. Her zaman herşeyi yöntemle elde edemezsiniz, inanın bana...