Tanrı'nın kendine ayırdığı o sefil payı, kadınların, aşkın, şehvetin sonsuza dek gözünün önünden geçeceklerini, kendisinin ise sadece başkalarının mutluluğunu görmekle yetineceğini düşünüyordu.
aşk bir ağaç gibidir: Kendiliğinden yetişir, kökleriyle tüm benliğimizin derinliklerini sarar ve yıkıntı halindeki bir yürekte yeşermeye devam eder.Bu tutkunun ne kadar körse, o kadar inatçı oluşunu açıklamak mümkün değildir.Kendi içinde tutarlı olmadığında daha da güçlüdür.