Rümeysa Arslan

İlk kavimlerin hafızası aşırı yüklendiğinde, insan türünün anılarının ağırlaşıp karmaşıklaştığında, çıplak ve uçup giden söz yolunu kaybettiğinde, tüm bunlar daha kalıcı ve daha doğal olarak görülecek bir şekilde toprağın üzerine kaydedildi.Her gelenek bir binayla tarihe geçirildi.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Reklam
Ne yazık! Ne yazık! Küçükler büyüklerin üstesinden geliyorlar, Nil sıçanı timsahı, kılıçbalığı balinayı öldürüyor, kitap da yapıyı öldürecek.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Aslında bu gelenek günümüzde de sürmektedir, başka bir bilgine iltifat eden bir bilginin ağzı, içine zehir katılmış bir bal kavanozudur.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Alıntı
Her birimizde, hiç durmadan gelişen ve ancak hayatın büyük altüst oluşlarında sarsılan zekâmız, alışkanlıklarımız ve kişiliğimiz konusunda benzerlikler vardır.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Alıntı
Kötülüğü belki de doğuştan gelmiyordu.İnsanların arasında ilk adımlarını attığında alaylara maruz kaldığını, dışlandığını hissetmişti.İnsanlar onunla ya alay ediyor ya da ona lanet okuyorlardı.Büyüdükçe, etrafını sadece kinden oluşan bir duvarın çevrelediğini fark etmişti.Bu durumu kabullenip genel kötülük eğilimini benimsemiş, kendisini yaralayan silahı eline almıştı.Tüm bunlardan sonra, insanlarla mümkün oldukça görüşmeme alışkanlığı edinmişti...
Sayfa 162·Kitabı okudu
Reklam