"Bir şarkı söyle.
Altı peni, bir cep dolusu çavdar
Böreğin içinde pişirilen yirmi dört karatavuğun şarkısını.
Börek kesildiği zaman karatavuklar ötmeye başlamış.
Tam krala göre bir yemek değil mi bu?
Kral, hazinesindeymiş, parasını sayıyormuş.
Kraliçe odasında ekmekle bal yiyormuş.
Hizmetçi bahçede çamaşırları asıyormuş.
Bir serçe gelerek burnunu gagalayıvermiş."
ne el ele tutuştuk seninle
ne de beraber fotoğrafımız var
ne uzun uzun konuştuk yüz yüze
ne birbirine karışan kahkahalarımız
bir sarılmamız var aklımda
bir sarılmamız