Sultan Ceren Çakar

“Hayatımız, verdiğimiz ölçüde zenginleşiyordu. Paylaşmanın zevki başka hiçbir şeyde yoktu. Sevgi bizi fakirleştirmez, aksine verdikçe çoğalır, asla tükenmezdi. Zamanımızı, gülümsememizi, paramızı paylaştığımızda evrenin sonsuz kaynağına ulaşırdık.”
Sayfa 145·Kitabı okuyor
Reklam
“Hastalara düşünce ve davranış biçimlerini değiştirmeyi öğrettiğimizde vücutlarının, bağışıklık sistemlerinin önemli ölçüde güçlendiğini farkettik. Sürekli sevgi durumunda kalmanın insanı pek çok hastalığın kökeninde yatan tıkanmış enerjilerden kurtardığını gördü.”
Sayfa 142·Kitabı okuyor
“Bir eksiklikten doğan her tutum bu davranışı yaratır. Kaynağı kendi içlerinde bulamayan bu tür insanlar dikkat çekerek başkalarının oksijeninden faydalanır, bu şekilde beslenirler. Ama ben hatalı olduklarını kanıtlamaya çalışmadan gözlemlemeyi tercih ediyorum ve kendimi onlara iyi duygular göndermeye odaklıyorum. Öfke seni rahatlatmayan boş bir duygudur. Mutluluk, kendimizle uyum içinde olmaktır. Kendimizi bu tür saldırılardan sadece iyilik dolu düşüncelerle koruyabiliriz. Korku bizi ya saldırıya ya da savunmaya iter. Eğer onlara başka bir gözle bakacak olursan söylediklerinin sana karşı olmadığını anlarsın. Seni hedeflediklerini sanıyorsun çünkü şu an burada olan sensin, ama senin yerinde bir başkası olsaydı da aynı şekilde davranırlardı. Bu insanların davranışlarına rağmen huzurunu koruma gücüne sahipsin. Kendini onlara sevgi dolu enerjini göndererek koruyabilirsin. Hemen kendin ve davranışı ne olursa olsun karşındaki kişi hakkında iyilik dolu şeyler düşünüp huzur bulabilirsin. Düşünce biçimini değiştirdiğinde, yaydığın enerji aynı yoğunluktaki güçleri çekecektir. İlk başlarda dikkati biraz zorlamak gerektiği doğru, ama alıştırma yaptıkça iyilik dolu düşünceler bir uyuşturucu haline gelecek, göreceksin.”
Sayfa 135·Kitabı okuyor
“Başkalarının takdirine ihtiyacı olmayan bu sevgiden daha muhteşem bir şey tanımıyordum.”
Sayfa 130·Kitabı okuyor
“Bedeninin sesini dinle, sana neler çektiğini anlatmasına müsaade et. Direnme, kontrol etmeye çalışma, sadece kendini ifade etmesine izin ver. Bedeninle birlik ol, o senin en iyi dostun. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda seni uyarır. Bedeninin sana vermeye çalıştığı mesajı al. Zihnine tek dilediğinin, o çok iyi becerdiği konuda mutlu olması olduğunu söyleyerek onu yatıştır: kalbinin seçimlerini yerine getirmek. Eğer her biriniz kendi rolünüzü oynarsanız birlikte dünyanın en güzel senfonisini, yani hayatının notalarını çalmaya başlarsınız.”
Sayfa 128·Kitabı okuyor