Dijital medya, bilhassa ötekinin karşıtlığını törpüler. Gerçekten de uzaktaki insanları düşünme ve yakındaki bir insanı kavrayabilme yeteneğini elimizden alır. Yakınlığın ve uzaklığın yerine mesafesizliği koyar.
Karşıtın topyekün yokluğu ideal bir durum değildir, çünkü insan, karşıtı olmadı mı sert bir şekilde kendine yönelir. Bu durum, bir oto-erozyona yol açar.
Bugün, yeni bir yabancılaşma biçimi ortaya çıkmaktadır. Artık söz konusu olan dünyaya yabancılaşma değil, yıkıcı bir ‘kendine yabancılaşma’ yani kendi kendinden yabancılaşmadır.
Performans öznesi kendini, örneğin kendi bedenini optimize edilecek işlevsel bir nesle olarak algıladığı anda, tedrici olarak kendine yabancılaşır.