Ne duygusuz bir makine ne de duygusallığın teslim aldığı biri olmaya niyeti yoktu. Duyguyu gerçeğin içinde eritmeyi, gerçeği duyguyla güzelleştirmeyi yeğledi. Ona göre empati, insan ne kadar zorlarsa zorlasın, olması gerekendi. Ancak, empatiyle oluşanı yakın hafızada yaşayarak biriktirmek gerektiğini, zamanı geldiğinde ise bu birikenleri boşaltıp temiz bir hafızayla yaşama odaklanması gerektiğini düşünürdü.
Themis'in göz bağını çoktan açtı insanlar, iktidarlar, gücü elinde bulunduranlar. O gözler fal taşı gibi açık şimdi; paraya, çıkara, hegemonyaya bakıyor malesef. Zeus'un saf ve temiz Themis'i mitoloji sayfalarında kaldı.
Gerçeğin ve merakımın gösterdiği yollara dalmayı seviyorum. Çoğu zaman bu yolların badirelerle dolu olduğunu bilmeme rağmen kendimi bundan alıkoyamıyorum. Yeni öğrendiklerimle beraber bu isteğim, çıldırmış gibi, daha da artıyor. İki yanı zehirli bitkilerle, ortası dikenlerle dolu bir patikaya benzetiyorum bu yolu. Adımını basacağın her yer önemli, milim savrulmaya yer yok gibi. Buna rağmen çile yolunda, acı çekerek hazzı yaşayan kutsal yolcular gibi hissediyorum kendimi. İnanç, yürek ve cesaret içinde daha fazla donanmam gerektiğini düşünüyorum.