• ahlat kürdünün yarılmış 4 odalı kalbi üzerine

    ellerimle,
    rahman'ın mührünü vurduğu cihazatımla,
    karanlığın içinde bir tuğlaya tutunuyorum,
    az ötede yedi uyurların kara ve kapkara köpeğinden korkup
    ayağımın buz kestiğini,
    tuğlanın ve kanımın çekildiğini gördüm.

    tam sırtına oturur durumdayım,
    müşrik demişler, zalim ve küffar...
    kafir demişler bana üst üste tam 13 kere.
    ben atlamış ve
    17.ye sığınıp kurtulmuşum tozu olacağım
    tozu olacağım bir ayağın ve körelmiş 5. tırnağın
    içindeki bir mübarek kum tanesine.

    hayyam gibi yürümüşüm bir nişabur aralığında.
    hayyam gibi yürümüş
    ama hiç yol alamamış bir âmâ gibi.
    kalbimin çizgileri yarılmış,
    tam 4 odanın içi allah'ın hakkı diyerek üç mükerrer eylemle yarılmış raskolnikov'un baltasıyla.
    adaletin kestiği parmak,
    acırmış,
    ve tatlı ve hakkaniyetli olduğu zamanlar
    göktengri diye anılan attila zamanındaymış
    belki isa aleyhisselâmdan 209 sene evvel.

    yarıklara nifak tohumları saçılmış,
    karıncalar bile toplamıyor yuvalarına.
    bileden incinen kırmızı sakallı topal karıncaya
    bir ağıtlı selam etmişim
    gözlerimden üç çiğdem çiçeği fışkırmış.
    çiçeği ve kötülüğün tohumlarını buyur etmişim
    bir ahlat kürdü olarak ölümcül kimliğimle
    " ser sera ser çewa. "
  • Ben oyum ki ezici kuvvetimden kainat titremektedir.
    Ben oyum ki kol kuvvetim her canlıya hakimdir.
    Ben oyum ki her kim olsa bana boyun eğer, ayağımın tozu insan sınıfının secde yeridir.
    Ben oyum ki insanlığın tavır ve ahlakında benzerim yoktur, yüce makamımın hizmetçileri yiğitlerdir.
    Ben oyum ki adalet terazimde bütün halk eşittir,
    Bence şahlar ve fakirler hep birdir.
    Sözün kısası Hüda'nın güç ve kudretinin kılıcıyım,
    Ben Aşk'ım ezici kuvvetimden kainat titremektedir.