daşdibek

Platon, yaklaşık olarak İ.Ö. 360 yılında yazdığı Timaeus metninin üçüncü bölümüne şöyle bir not düşer: "Kadınlardaki rahim, aynı sebeplerden dolayı, onlarda çocuk yapmak arzusuyla yaşayan bir canlıdır. Bu işe elverişli zamanı geçtikten sonra uzun zaman kısır kalırsa, tehlikeli bir şekilde huysuzlanır, huzursuz olur, vücudun her yanında dolaşır, nefes borularını tıkar, soluk almağa engel olur, büyük acılara yol açar, her çeşitten başka hastalıklara sebep olur." Uterus sözcüğünden türetilmiş 'histericus'u, 'hysteria'yı tarif etmektedir Platon. Huzursuz rahim histeriye neden olur.
Sayfa 129 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 5. Türk Tiyatrosunun Huzursuz Rahmi Yahut Namık Kemal Melodramlarında Histeri·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tiyatro, Antik Yunan'daki başlangıç noktasından itibaren, bir tür efeminelikle damgalanmıştır. Bu efeminelik hem belli tarihsel aralıklarda kadın rollerine çıkan erkekler tarafından zorunlu ve ama bir yandan da kökene sadık bir biçimde temsil edilmiş, hem de sahnesellik, histrionics, yüzyıllar boyunca kadınlann "mantıkdışı duygusallıklan", zayıf bünyeleri ve buna bağlı türlü çeşit kafa karıştıncı belirtileriyle özellikle kadınlara atfedilen histeri ile sözcük düzeyinde ilişkilendirilmiştir. Oyuncu budur çünkü kadına ait olumsuz özellikleri bünyesinde toplamıştır, kontrol edilmesi gereken duygularını abartılı jestlerle ve mimiklerle dışavuran kişidir. Ve, nihayet, melodram da abartılı coşkusu, tragedya gibi bir türle karşılaştırıldığında bir türlü kurtulamadığı saygınlık yoksunluğu, patetik denebilecek hisli hali ile bu ilişkiler ağına eklenir. Yani, burada, her defasında tiyatro kadınsı bir erkek gibi, kadın teşhis konmuş ya da konmamış bir histerik olarak, melodram ise tiyatronun kadınsı erkeğini de kadınını da histerik biçimde temsil etmiş bir form olarak ele alınmaktadır.
Sayfa 128 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 5. Türk Tiyatrosunun Huzursuz Rahmi Yahut Namık Kemal Melodramlarında Histeri·Kitabı okudu
Cixous, 1981 yılında yazdığı bir makalede..."Sessizlik," diyor, "histerinin işaretidir. Büyük histerikler, konuşmalarını yitirmişler, afonik hale gelmişlerdir... Konuşan, bedenleridir artık; onu da kimse duymaz." Ama bir yandan da söz vardır, çok fazla söz vardır hem de, ama söz bir türlü yetmez.
Sayfa 125 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 4. Melodram Yazarı Olarak Namık Kemal ve Gülnihal·Kitabı okudu
"Komisyon artık bir yargılama komedyası oynamak zahmetine bile katlanmıyordu. Sadece tutukluları sayıp, davarlar gibi işaretlemekle yetiniyordu. K. harfi "kurşuna dizilecek", G harf "giyotinle kafası kesilecek" anlamına gelmekteydi. 700 kurban böylece idama gönderildi."¹ ¹Piere Gaxotte, Fransız ihtilali Tarihi, çev.: Samih Tiryakioğlu (İstanbul: Varlık Yayınları, 1962)
Sayfa 112 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 4. Melodram Yazarı Olarak Namık Kemal ve Gülnihal·Kitabı okudu