İçimi gıcıklayan bir çalgı var
Adı bülbülü de andırıyor zurnamsılığı ve ıslıkları da
Salına salına geçiyor kırk kilitli kapılardan
Bir yan seslenişiyle katmerinden cayar güller
İstese durdurur mu höyküren suları? a, tabii durdurur
Gel berû ey gönlümün şehrini bünyâd eyleyen
On sekiz bìn âlemi emrine münkâd eyleyen
Kurbetinden dûr edüp bu illere salan beni
Va'de-i ferdâ ile bu gönlümü şâd eyleyen
Gönlümü yağmalayup aklım alup Mecnûn eden
Varlığım dağlarını kesmekde Ferhâd eyleyen
Zâhir iken gün gibi âşıklara sırrın senin
Perde-i envâr ile bunları irşâd eyleyen
Tâ cemâlin görmeğe lâyık ola âşıkların
Can gözün açmağ ile âşıkları yâd eyleyen
Firkatin te' sîrini âşıklara zindân edüp
Vuslatın ihsân edüp bunları âzâd eyleyen
Gönlünü Üftâde' nin sevgün ile şâd eylegil
Sevgüsün âşıkların canlarına zâd eyleyen
Haşim, mütemadiyen mübalağa eder, yani yalan söyler, darılır, barışır, affeder, mazur sayılır, yani mazur görülürdü. Bir dosta şu garip gelen sözleri söylerdi: "Bak," derdi, "sen benim için iyi dostumsun amma, ben bundan sonra senin en büyük düşmanın olacağım Bunu bilmiş ol! Bundan sonra sana ne felaket gelirse benden bil!"
Sayfa 74 - Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Mart 2006 / Dostumuzun Garip Huyları·Kitabı okudu
Her gün yanımızdakilerle anlamazlıklar ve geçinemezlikler var. Yanımızdaki ve bizim sadakatine muhtaç olduğumuz vücuda ve ruha ihanet etmek ihtiyacı var. Bizi muttasıl içinde bulunduğumuz bir başka muhitin davetiyle mestederek saadeti başka bir yerde gösteren cazibe var. Başımızda bizi elimizdeki saadetle tatmin olmaktan men eden hayal kuvveti var. Daima uzakta ve hulyamızda süslenmiş ve büyümüş başka bir vücuda, başka bir ruha kavuşmak ihtiyacı var. Hulasa rahatsız olmak için bütün sebepler varken bir de, birkaç senede bir mutlaka gelip bir sevdiğimizi daha yanımızdan alan ölüm mevcut oldukça hayata mukavemet edilebilmek için ne çok şefkate muhtacız.
Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Mart 2006 / Bir Akşam Hatırası·Kitabı okudu