“Hatta yol, sözde pürüzsüz ve açık olsa bile; bir kadının bir doktor, avukat ya da devlet memuru olmasını engelleyen hiçbir şey olmamış olsa bile, yine de yoluna çıkacak bir sürü hayaletin ve engelin olacağına inanıyorum. Böylece, sadece emeklerin paylaşılabilir, zorluklarınsa çözülebilir olmasına yönelik, onları tartışmak ve tanımlarını ortaya koymak, sanırım, büyük bir önem ve değer taşıyor. Fakat bunun yanında, bu çetin engellerle yaptığımız savaş ve mücadele verdigimiz şeyler için, tüm amaçları ve neticeleri de tartışmak ayrıca elzemdir. O amaçlara, kesin ulaşılmış, kanıksanmış bir gözle bakılmamalı; sürekli olarak sorgulanmalı ve araştırılmalıdır.
Şimdiye dek özellikle erkekler tarafından sahiplenilmiş olan bir evde, kendi odalarınızı kazandınız. Gerçi bu, büyük bir emek ve çabayı sarf etmeden olmamış olsa da, kirasını ödeyebilecek durumdasınız. Yıllık beş yüz poundunuzu yine kendiniz kazanıyorsunuz. Fakat bu özgürlük sadece bir başlangıç; oda sizin odanız, fakat içi hâlâ boş. Dayanıp döşenmesi gerekiyor; dekore edilmeli; paylaşılmalı. Onu nasıl döşeyecek, nasıl dekore edeceksiniz?
Kimlerle, hangi şartlarda paylaşacaksınız? Bunlann en yüksek derecede bir önem ve ilgiyle üzerinde durulması gereken sorular oldugunu düşünüyorum. Tarihte ilk defa bunları sorabiliyorsunuz; ilk defa cevapların ne olacağına kendiniz karar verebilecek durumdasınız.”