Yaşlı kadın, odun parçasını tahta döşemenin köşesine koydu. Derken, ellerini az önceden beri gözlerini ayırmadığı cesetin boynuna götürdü ve uzun saçlarını tıpkı bir maymunun yavrusunun bitlerini ayıklaması gibi tek tek yolmaya başladı. Saç telleri koptukça, uşağın içine yayılmış korkunun izleri yok oluyordu.
Kadın ve erkek bedenleri iç içe geçmişti. Hepsi kilden yoğrularak yapılmış oyuncak bebek gibi ağzı açık bir biçimde, yere sere serpe uzatılmıştı. İnsan böyle bir manzarayla karşılaşınca onların bir zamanlar yaşadığından bile şüphe edebilirdi.