Damarlarında dolaşan sıcak kan gibi yaşamın ayrılmaz bir parçası saydığı hükümdarlık hakkının iç gerçeği karşısında söz, yemin ve onur gibi bu dünyaya anlam ve ruh veren her şey onun için birer hiçten ibaretti …
" Tutku pek çok şeye kadirdir . Bir insanda tarifi imkansız, doğaüstü güçler uyandırabilir. Karşı konulmaz baskısıyla en sakin kimsede bile insanüstü güçler yaratabilir ve onları her türlü ahlak ölçüleri ve davranış biçimlerinin dışına çıkartıp cinayete kadar sürükleyebilir . Ama tutku doğası gereği böyle çılgınca kabarıp coştuktan sonra birden tükenir ve kendi içine çöker."