Aydınlanma çağından önce binlerce sene boyunca kadın ve erkek bedeni birbirine denk görülmüştü. Cinsel organlar bile birbirinin aynısıydı,sadece farklı yönlere dönüktü.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aydınlanma çağından önce kadın ve erkek orgazmının iki farklı şey olarak görülmediği görülür.
Aksine o zamanlar hamile kalabilmek için kadınların orgazm olmasının gerekli olduğuna inanılırdı. Kadının hamile olabilmesi için kadın ve erkeğin aynı anda gelmesi şarttı.
Fakat aydınlanma çağından sonra kadın orgazmının gereksiz olduğu düşüncesi meydana ortaya çıktı.
Toplumun erkek ve kadın orgazmıyla ilgili söylemi neden birbirinden bu kadar farklı? Kadın orgazmı karmaşık, ulaşılması zor ve kadın için çok da önemli olmayan bir şeyken erkek orgazmı ulaşılması fazla kolay, erkeğin tartışmasız bir şekilde arzuladığı ve “seks yapmak” dediğimiz şeyin değişmez bir parçası oluyor?
Toplum istiyor ki; iki cinsiyet olsun, bu cinsiyetler birbirinin zıddı olsun. Birbirlerini fiziksel olarak tamamlasınlar,tıpkı “kılıç ve kın“ gibi. Ve bu da heteroseksüel, penetrasyona dayalı cinsel ilişki şeklinde olsun. Ve bu kültürel anlayışta, kadın cinsel organı kendi başına var olan bir organ olarak değil de , penis tarafından doldurulmaya hazır bir “delik” olarak yorumlanıyor.
Kadınlar neden vajina dudaklarının küçük olmasını ister?
İnterseks bebekler neden ameliyat edilerek tek bir cinsiyete dönüştürülür?
Duymuşsunuzdur, cinsiyetin toplum tarafından inşa edildiği söylenir ya... Aslında genital estetik ameliyatları söz konusu olduğunda toplum gerçekten de inşa ediyor. Hem de elde neşterle, biyolojik cinsiyeti.