“Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?”
“Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın.Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır,göğsündedir;hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.”
“Bir hain olsa da mı?”
“İhanet,senin beklemediğin bir darbedir.Ama sen yüreğini tanıyacak olursan,sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır.Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın.Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz.Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek.Böylece,kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana.”
“Yüreğim bir hain,” dedi delikanlı.”Devam etmemi istemiyor.”
“Ne âlâ,” diye yanıtladı Simyacı. “ Bu da yüreğinin diri olduğunu gösteriyor.Şimdiye kadar elde etmeyi başardığın şeyleri bir düşle değiştokuş etmekten korkması kadar doğal ne var.”
Sayfa 152 - Can Yayınları/Simyacı,Santiago·Kitabı okudu
“Bilgeler,doğal dünyanın cennetin bir görüntüsünden ve bir suretinden başka bir şey olmadığını anladılar.Tek gerçek şudur ki,var olan bu dünya,bundan daha mükemmel bir dünyanın var olduğunun güvencesidir.Tanrı bu dünyayı,insanlar,görülen nesneler aracılığıyla manevi öğretileri ile bilgisinin mucizelerini anlayabilsinler diye yarattı.Ben buna Eylem diyorum.”
Sayfa 150 - Can Yayınları/Simyacı,Santiago·Kitabı okudu
Bulduğun şey,saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir.Ve oraya bir gün geri döneceksin.Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın.Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile,yaşamış olmanın zahmetine değer.
Sayfa 147 - Can Yayınları/Simyacı,Santiago·Kitabı okudu