İnsanın en bitimsiz meşgalesi, en meşakkatli işi ve hakkında en az bilgi sahibi olduğu şey, ait olmanın bilgisidir. O kadar ki ait olduğunu zannedersin, yanılırsın. Kendini uzak sandığın iklimler, kalpler, diyarlar da bir o kadar yakınındır, tanıdıkça anlarsın.
Bu his aklıma Turgut Uyar’ın şu dizelerini getirir hep, sahiden de bir şey beklermişçesine öyle mahzun ve gariptir bir yanımız:“İşte ben hep böyle garip mahzun,
Bir şey beklermişçesine yaşıyorum.
Bazan öyle günlerim oluyor ki, Elâgözlüm,
Ne oldu, nasıl bitti şaşıyorum..
Bazı bilmem, gün nasıl başladığında,
Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan.
Yaşıyorum, yaşıyorum da bitmiyor,
Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman…” (Ölüme Dair Konuşmalar)