Aydın Beyhan

Diyojen'in, gündüz vakti elinde fenerle dolaşırken, ne aradığını soranlara verdiği yanıt: “Dürüst İnsan Arıyorum!”
Reklam
Müşfik KENTER ne güzel yazmış; "İnsanları ne kadar düşünürsem düşüneyim beni o kadar düşünmediklerini öğrendim. Her ne kadar çok seversem ve kal dersem ardına bile bakmadan gidebileceğini öğrendim. Dilin karşısındaki gözlere söyleyemediği sözleri parmakların kolaylıkla yazabildiğini öğrendim. En fazla önemsediğim kişilerin benden hep uzaklaştıklarını öğrendim. İyi insan olmanın hep iyi sonuçlar getirmemekte olduğunu öğrendim. Ve kalbim ne kadar kırılmış olursa olsun dünyanın benim acılarımdan dolayı durmadığını öğrendim..
Büyük Rus yazar Tolstoy’a göre, insan ıstırabının en zalim şekillerinden biri, her gün aynı manzarayla karşılaşmaktır. Aynı yüzler, aynı sözler, aynı düşünceler ve hep anlamsız, boş sohbetler…Konuşanlar, bunun olması gerektiği gibi olduğuna tamamen inanırlar ve yaşamlarını bu şekilde, ölüm gelene kadar sürdürürler. Ama sen, bunu ne kabul edebilir ne de buna uyum sağlayabilirsin. İşte cehennem dediğin tam da budur!
Turgut Uyar'ın günlüğünden. Kendi el yazısıyla: "Yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. Yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. Sonuç: anlamsız bir ortalama."
Edebiyat karın doyurmaz diyorlar. Doğru söylüyorlar, evet doyurmaz ; Çünkü ot, saman gibi bir nesne değildir. Edebiyat açlığın anlamını verir ve bir de tokluğun değerini. Özdemir Asaf
Reklam