Bir yazıyı okuyan kişi sayısı az olabilir. Zaten toplum olarak okumayan bir millet olduk. Bu yüzden bir düşünce hemen geniş kitlelere ulaşamayabilir. Ancak önemli olan, gerçekleri yazmanın kendisidir. Kalemi susturmadığımız, haktan hakikatten ayrılmadığımız sürece, umut da kaybolmaz.
Unutmayalım, kış sadece doğayı değil, empati yeteneği olmayan vicdanları da dondurabilir. Ancak biz empati, iyilik ve merhametle bu soğuğu aşabiliriz. Size göre küçük olan ama başkalarına göre çok büyük olan iyilikler fark yaratır. Bugün bir tas çorba, bir kap mama veya bir çift eldivenle bir hayatı değiştirebiliriz.
Kış ayları geldiğinde, beyaz örtüyle kaplanan sokaklar ve dallarında kar biriken ağaçlar romantik bir manzara oluşturur. Ancak bu güzel görüntünün ardında, soğukla ve açlıkla mücadele eden binlerce canlı var. Kar taneleri usulca yeryüzüne düşerken, sokaktaki hayvanlar ve ihtiyaç sahibi insanlar
için her gün bir mücadeleye dönüşür. Bu zorlu şartlarda vicdan sahibi olmak, duyarlılıkla hareket etmek ve yardımlaş-
mayı ön plana çıkarmak insan olmanın en güzel yanlarından biridir.
Yapılması gereken işin ertelenmesi ya da başkalarının omzuna bırakılması, yalnızca geçici bir rahatlık sağlar.
Gerçek huzur, sorumluluk bilincinin omuzlarımızdaki yükünü kabul etmekte saklıdır.