Göğsünde iman olmayan insan eşitlik nedir bilmez. Sadece ezberlediği birkaç sözü, samimiyetsiz harcar. Hatta çoğu kere kendisi bile söylediğine inanmaz.
Bir vakitler büyük hayallerim vardı. Hayata, aşka, aileye ve umuda dair hayaller. Özel biri olma hayali. Şimdi bunlar ne anlama geliyordu, bilmiyordum.
Bazen hayatınızın en mutlu anları aceleyle gelir, hafiflikleri ve parlaklıklarıyla sizi ele geçirirdi. Bazen yine aynı anlar, hatıraların kenarlarında asılı kalırdı. Ne kadar kötü görünürlerse görünsün daha mutlu anların tekrar geleceğinin garantisini verirlerdi size.
Ve bazen... bazen bu mutlu anlar, hayatta ne sevginin ne de başka bir şeyin, aslında hiçbir şeyin garantisinin olmadığını hatırlatırdı.