Ve ne garip bir çelişki;
Aynalar karşısında saatler harcanırken, insan kendi vicdanına bir an olsun bakmıyor.
Dış görünüşteki en küçük kusur dert edilirken, kalpte biriken kibir, öfke ve haset fark edilmiyor.
“Hayat, sevgili saf hayalperest arkadaşım, bütün hayat dev bir panayır çadırındaki tiyatro gibidir. İçindeki her şey sahtedir; aynalar yerine teneke kutular, mermer yerine boyalı kâğıtlar, elmaslar yerine parlak taşlar vardır.”
- her sabah uyanıp nasıl "Ben insanım." diyebiliyorsunuz. Hiç mi göğsünüz daralmıyor?
Baktığınız aynalar, o bile simanızdan ve yaptıklarınızdan utandı.
Ama sizler, hiç utanmadınız."🍁