ayn.d

".... çok önemli bir nokta, rüyanın her zaman gerçekle biraz iç içe geçmesidir. Çünkü gördüğümüz bir rüyayı hatırlamaya çalışırken, farkında olmadan rüya imgeler arasındaki boşlukları doldururuz. Hiçbir rüya hatıramızda canlandığı kadar tutarlı değildir ya da çok azı Tutarlıdır. Gerçekleri seven bir insan dahi, bir rüyayı, eklentiler, süslemeler yapmadan anlatamaz. İnsan zihninin her şeyi anlamlı bir bütün içinde görme çabası öylesine büyüktür ki, kısmen tutarsız olan bir rüyanın eksikliklerini farkında olmadan tamamlamak ister. " Jessen.
Sayfa 84
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rüyalar Uyandıktan Sonra Neden Unutulur?
Düşüncelerimizin, algılarımızın, tahayyüllerimizin belli bir ölçüde hatırlanabilmeleri için, yalıtılmış olarak değil belli bir bağlam, uygun bir kolektif içinde karşımıza çıkmaları gerekir. Kısa bir şiiri ezberlemek onu sözcüklerine ayırıp karıştırdığımızda zorlaşır. "anlamlı bir sıralama içinde bir sözcük öbürüne yardım eder, bir bütün olarak hatıralarımızda daha kolay ve daha uzun kalırlar. Oysa bir düzen ve anlam bütünlüğü olmadığında durum tam tersidir." Rüyalarda da eksik olan çoğunlukla bu anlaşılırlık ve düzen. Rüya kompozisyonlarının kendilerine ait bir belleği yok ve çok kısa sürede parçalandıkları için hemen unutulurlar.
Sayfa 82
İçimizdeki evren algısı, aklımızın dışarıdan kendine ulaşan etkileri zamana, mekana ve nedenselliğe göre biçimlendirmesiyle oluşur. Organizmanın içinden, yani sempatik sinir sisteminden gelen uyarımlar, gündüzleri ruh halimizi en fazla bilinçsiz olarak etkiler.
Sayfa 75
"En önemsiz izlenimler bile her zaman hatırlanabilen, sabit bir etki bırakır. " Delboeuf.
Sayfa 60
"Rüyalar, malzemelerini gerçeklerden ve bu gerçekler boyunca oluşan zihinsel dünyadan sağlar... İçerikleri ne kadar tuhaf ve garip olursa olsun, rüyalar gerçek hayattan asla tam olarak ayrılamazlar ve malzemelerini gerçeğin en yüce ya da en saçma oluşumlarından edinirler. Bu oluşumlar da ya duyularımızla algıladığımız dünyada karşımıza çıkmıştır ya da uyanık haldeyken bir şekilde aklımızdan geçmiştir, başka bir deyişle, iç ya da dış dünyamızda yaşadığımız şeylerdir." Hildebrandt.
Sayfa 51