Anlatılması öyle zor (yahut öyle kolay) bir şey vardır ki rüzgarında
Bağrışılmaz, koşuşulmaz, yüksek sesle gülüşülmez Ankara Garı'nda.
O kadar ki
Kalkacak trenlerini ses-büyütenlerle haykırdığı zaman
Boş bulunursa insan
Şaşırır, başka bir dünyadan sesleniyorlarmış gibi.
18 yaşındaydı Makinist Rahmi Çavuş,
18yaş.
On sekiz yaşında yürek bir sapan taşı gibi fırlatılır
Ve kafamız omuzlarımızın üstünde değil,
Nerelerde? Nerededir?
On sekiz yaşında hatırasız yatılır,
...
On sekiz yaşında hatıralar düşünülmez
Anlatılır.
Fakat Makinist Rahmi neyi anlayacaktı?
Babası yoktu Zehra kızın,
Neden yoktu?
Belki bir yerlere gidip dönmemişti bir daha.
Belki de dönecekti.
Kim bilir
Belki bugün ikindi üzeri
Bozkırın içinden çıkagelir.
Anası içerde henüz uyanmamıştı Zehra kızın.
Ama belkisi, kim biliri yok,
Ama muhakkak o bir daha uyanmayacak.