Deli kurt, benden istediğin şeyleri biliyorum. Seninle empati de kuruyorum. Fakat şu an çabalasam da bazı şeyleri yapamıyorum. Ben, artık sana hiç kızgın değilim. Yalnızca kırgınım. Ama ben de
"Hasta mısın?" dedim usulca. "Hastayım valla. Çok fena yani." "Şikayet nedir?" "Gökçen atağı." dedi anında. Güldüm ister istemez. "Belirtiler?" "Dokunmazsam ölecekmişiz gibi oluyor." dedi. "Görmeyince elim ayağım titriyor. Ateşim tepeme vuruyor. Göğüs kafesimde bir şeyler sıkışıyor." "Ağır bir şeymiş gibi durmuyor." "Ağır." dedi anında. "Valla çok ağır. Bir bak hayrına." "Diyosun?" dedim ciddi ama cilveli ifademle. "Diyorum." "Gerçekten tedavi şart gibi duruyor." "Di mi?" "Aynen. Acil ilaç tedavisine başlanılmalı." "Ne kadar da hoş dediniz öyle." dedi
Aynen.
Zulmün, sömürünün, savaşın olduğu yerde tarafsızlık diye bir şey yoktur. Ya ezenden yanasındır ya ezilenden, ortası yoktur.
Alıntı
"Başka bir karaktere büründünüz." dedi Misaki. "Aynen öyle." "Sonra yine eski karakterinize döndünüz." "Aynen öyle." dedi Kafuku, "İstemesen de dönersin. Ama geri döndüğünde, döndüğün yer eskisine göre biraz farklıdır. Kural böyledir. Tamamıyla öncesiyle aynı olmak mümkün değildir."
Sayfa 28 - Doğan Kitap (Drive My Car)·Kitabı okuyor
Alıntı