Sabah çöpçü vakitler kalkıldı. Mahmur duş, uyanmadan kahvaltı, yola koyulduk karımla. Beni havalimanına getirdi arabasıyla. Öpüştük, polisten geçtim. Karım dışarda kaldı, ben içerde, polis dışarıyla içersinin arasını belirleyen noktada. Kamera çantası ve bavul, çantaların iç organlarını inceleyen çok fena iks ışınlı aygıttan geçtiler. Ben, madensel şeylerim bip etsin, iki gözüm önüme aksın, makinasından geçtim. Üstümde madensel bir şey yok, fakat makina bana gıcık herhalde, bip etti! Polis, geri çıkıp bir daha geçmemi istedi. Ne yani? Bir kere geçince bip ediyorsa, bir daha geçince gene eder bu adi makina. Kimi madensel şeylere yer yer ve zaman zaman duyarlı değil ya! Nitekim makina beni mahcup etmedi, gene aynı biçimde bipledi.. Polis, ikinci biplemeden sonra olayı iplemeye başladı ve üstümde madensel bir şey olup olmadığını sordu. Hayır, yok. Metal para kullanmam, saatim plastik, hazreti swatch! Yüzük takılmıyoruz, fakat benim ruhum heavy-metal, bu ve benzeri makinalarda bip duygusu uyandırıyorum.