Doğumdan itibaren yaş aldıkça farkındalığımız artmaya başlar. Sonra hayatla ilgili meşguliyetler devreye girer. Meşguliyetler yoğunlaştıkça farkındalık azalmaya başlar. İşte bu aşamadan sonra farkındalığı artırmak için biraz çaba gerekir. Bu çaba da öncelikle kendimizi unutmamak sürecidir. Farkında olursak unutmayız. Nerden geldik nereye gidiyoruz...
Farkındalığımızı besleyebilecek sürekli bir döngü var ama alana ama görmek isteyene. Eğer niyet görmekse, almaksa bir şekilde seni bulur. Eğer farkında olmak istiyorsak burada irade devreye giriyor.
İradeyi Allah insana yüklüyor, seçim hakkını ona veriyor. Bu seçimde hayatımıza Allah'ı severek mi unutarak mı devam edeceğimiz esas mesele.
Tanımadan sevmek söz konusu olabilir mi?
Yaratıcıyı tanımadan verdiği nimetleri görmeden etrafımızda ki her şeyi zaten varmış, var olması gerekiyormuş gibi sıradanlaştırırsak, nimetleri yok sayarak olması gereken buymuş gibi davranırsak farkındalığımızı kaybederiz. Bu da bizi nankör yapar.
Saygıdeğer hocamız farkındalığın önemini öyle güzel anlatmış ki bu kitapta, ayetlerle ve örneklerle de harmanlayarak şahane bir yapıt ortaya çıkarmış.
Tüm inanan kardeşlerimizin okuması dileğiyle.
Keyifli okumalar.