Tuğba

Hiçbir zaman senin olmayanı kaybetmekten korkuyorsun. Sana ait olan tek şey yolculuğundur. *Şems-i Tebrizi
Reklam
Beni Yakışına
Nurullah Genç O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. O'ndan başka ne varsa yandı, Yandık sen ve ben. O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.
Şiir
Hiçbir şey kesin olmadığında her şey mümkündür.
Hayatımızda bize açılan kapılar sadece Allah tarafından açılır, çalışkanlığımız, çabamız yahut vasıta ve yardımcılarımız tarafından değil.
Kıyıda "rahatken" yaptığımız dua, fırtınalı havada okyanusun ortasındayken yaptığımız duaya benzemez.