Herkesin hikayesi farklı, her satırın anlattığı ayrı ağırdı, düşünmeden okumaksa imkansız... İçinde her Şey var, kelime oyunu, edebiyat, felsefe, din, şiir, dilbigisi, kadın zulmü, yozlaşma, tarih, paganlar, hristiyanlar, hristiyanımsılar... Su gibi aktı geçti...biraz uzun sadece böyle yazılmasaydı eksik kalırdı pek tabii ki gerçi hala colessiumun II. Kapısının III. Sırasının VII Koltuğunda kim vardı bilmemekteyiz... Uzun soluklu sindire sindire okunmalı, ben elimden bırakamadım orası ayrı...
İşlevini yitirmiş üniversitelere gitmek istemeyen gençlere alternatifler sunan, gelecek de diploma yerine yetkinliklerin gerekliliğini güzel bir dille anlatan, kimsen yazarın (bence) kendi reklamını da yaptığı bir kitap, ön yargılı başladım, severek keyifle okudum, aydınlanarak son sayfayı kapadım, gençseniz okuyun, değilseniz çocuklarınız, kuzenleriniz, yeğenleriniz için okuyun... Okul lazım değil diyorsanız da okuyun, okul olmazsa olmaz diyorsanız da okuyun.