"Aşk bir oyun. Kaçtığın kadar kovalamayı seversin. Kavuşmak kadar özlemeyi... Dokunsan yanacağını bilirsin. Elini çeksen uzağına düşeceğini... Ve bazen öyle körleşirsin ki o aşkın ne kadar imkânsız olduğunu göremezsin."
Oysa benim durumunda tedavi edilecek bir şey yoktu. Ben hasta değildim, bozuktum ve umudun abartılan bir yanılsama, yararsız bir oyalanma olduğu kanısındaydım. Umut sadece bir histi. Pasifti. Tek başına hiçbir şey değiştirmeye yetmiyordu. Hele benim durumumda tümüyle acıklı bir beklenti haline geliyordu.