Çocukken sevmiştim seni.
Kimseyi tanımazken
koymuştum seni en derine.
Hiç tutmadığım ellerinle,
cennet sanılan gülüşünle,
hiç öpemediğim dudak kenarınla
sevmiştim seni…
hem de en temiz halimle.
Yazmamdan omuzlarıma dökülen saçlarımı
sevmek isterdin,
ela gözlerimde uzun uzun kaybolmak isterdin
Kavuşacağız gül güzelim derdin,
kavuşacağımız günleri iple çekerdik her gece.
Sonra mı?
Bir sonbahar akşamı,
yanan bir sobanın usul alevlerinde
yaktın istediklerini, istediklerimizi…
Ben yaktıklarına çaresizce bakarken
sen kurduğumuz onca hayali ve küllerini ardında bırakıp gittin.