Ayşe İç

Bu dünya görüşlerinden biri yahut diğerinin doğruluğu hakkında rasyonel argümanlar aramaktan daha beyhude bir çaba düşünülemez. Onların her ikisi kendi içlerinde mantıklı sistemlerdir ve onların üstünde, onları yargılayabilecek başka bir mantık yoktur. Prensipte ve pratikte, onların üstünde olan tek şey hayatın kendisidir. Çünkü, yaşamak, daha da fazlası, doğru ve tam yaşamak -işte bu- her türlü dini ve her tür sosyalizmi aşan bir gerçektir. Hristiyanlık bir kurtuluş yolu arar ve vadeder ancak bu sadece bir iç kurtuluştur. Sosyalizm ise sadece haricî bir kurtuluş aramakta ve vadetmektedir. Mantiken çözümsüz bir çatışma içindeki bu iki paralel dünya ile karşı karşıya kalan insanoğlu, aralarında yeni tabii bir denge noktası bularak, bunların her ikisini de kabul etmek zorunda olduğunu hisseder. Hayat ve insamn kaderi hakkındaki tüm gerçeği onlar kendi arasında ikiye bölmüştür.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kim bilir bunlardan kaçı sebep sonuç ilişkisine bağlı dünyalarının manzarası karşısında tam bir tereddüt içinde kalırdı! Materyalizmin de, saf dinin de göstermelik yaygınlığının asıl sebebi çoğu insamn bu görüşlerin hakiki manasını kavrayamamasıdır.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Nitekim, mesele eş zamanlı olarak iki hayatı yaşayıp yaşamayacağımız meselesi değildir -ki bundan farklısı mümkün değildir- asıl soru böyle bir hayatı kendi irademizle ve manasını kavrayarak yaşayıp yaşamayacağımız sorusudur. İslam'ın en derin manası bu noktada saklıdır. Her hayat ikilidir. Ağaç veya hayvan olmayı bıraktığı andan itibaren, "kalu bela”dan (Kur'an), semanın üzerinde ahlâki bir bilmece belirdiğinden, "dünyaya” veya "sosyal gerçekliğe atıldığından” beridir tek bir hayatı yaşamak insan için bir çeşit "teknik” imkânsızlıktır. İnsan, tek bir hayat tasavvur edip ona inanabilir ancak hayatta olduğu sürece bu iki hayatı yaşar.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Bu iki âlemi (ruh ve madde) zaman çizgisi içerisinde farklı, iki ardışık âlem (şimdiki ve gelecekteki) olarak, ya da tabiatları ve manaları tibariyle ayrı düzenler olarak -fakat iki eş zamanlı, “simültane” âlem olarak- tasavvur etmek mümkündür ki böylesi gerçeğe, öze daha yakın olandır. Düalizm, insanın en mahrem duygusudur ancak en üstün insan felsefesi değildir. Aksine, tüm önemli felsefe akımları birciliği (monizmi) esas alır. İnsanlar dünyayı düalist bir şekilde yaşar, duyumsar ve algılar fakat her felsefenin, her düşüncenin doğasında monizm vardır.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Hayatta yalnızca üç çeşit bütünleyici dünya görüşü -ki bundan fazlası olamaz- mevcuttur. Bunlar dinî, materyalist ve islami¹ dünya görüşüdür. Bunlar bilinç, varlık ve insan olarak tanımladığımız üç temel kavrama eş düşmektedir veya onların yansımasıdır. Eski zamanlardan günümüze kadar var olmuş bütün ideoloji, felsefe ve düşünce sistemi son tahlilde bu üç temel dünya görüşüne indirgenebilir. Bunlardan ilki, yegâne veya birincil olarak ruhun varoluşunu, ikincisi yegâne veya birincil olarak maddenin varoluşunu esas alırken, üçüncüsü maddenin eş zamanlı mevcudiyetinden hareket eder. ¹ "Din” terimi bu kitapta Avrupa'da geçerli anlamı ile kullanılmaktadır. Buna göre, din ile İslam arasına eşitlik işareti koymak mümkün değildir. İslam dinden fazlasıdır.