Ayşe İç

Kendine veya eserine tapınan insan, bu hâlinin farkında mıdır? Usullerden, ayinlerden soyutlanmış bilinçsiz bir tapınma hâlidir bu. Meydana getirdiği tanrısından duyduğu gurur, onu şüpheden arındırmıyor, tersine, ruhuna sürekli şüphe tohumları ekiyor. Bir yazarın (Dostoyevski) deyişiyle, inanırsa inandığına inanmıyor, inanmazsa inanmadığma... Sürekli şüpheyi yaşayan günümüz insanı sanıyorum irfan dediğimiz kavrayış yüksekliğini de gitgide kaybediyor.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Reklam
Kendi eliyle meydana getirdiği teknoloji, insanın karşısında neredeyse tanrısal, mistik bir güce sahip olmuştur, insan kendini, onun karşısında aciz hissetmekte, ondan medet ummaktadır. Kısaca, insan, teknolojiye boyun eğmekte, ona hizmet etmektedir.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Amacımız bir uygarlığı körü körüne karalayıp onu kökten iptal etme çabası gütmüyor. Bir uygarlık benimsenirken onun bütün sonuçlarını da önceden göze alıp almadığımız vurgulanmak isteniyor. Onun bütün sonuçlarına katlanmak göze alınamıyorsa, o uygarlık üzerinde bir kere daha dürşünme gereği ortaya çıkar.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Bütün o elektronik zımbırtıların altında, bu insanın dramı yatmaktadır. Yalnızlaşan, yabancılaşan, meta hâline dönüştürülen bu insanı “kendine yeter” hâle getirme çabalarının ürünü olan bu elektronik buluşlar (videodan uzay araçlarına kadar tümü), bu insanı gitgide daha yalnız, daha yabancılaşmış bir ortama sokmaktan başka işe yaramıyor.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Kısaca söylersek, bugün problem alanı olarak önümüze getirilen konuların tümüne düzmece problemler diye bakılmalıdır. İnsanlar her neyi put olarak görmüşlerse o putlar karşılarına problem olarak çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, günümüz dünyasında asıl problemin, problem diye uğraşılan konular olmadığını, fakat asıl problemin kafa yapısından doğduğunu söylemek gerekecektir.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam