Ve bu iki insan karşılaşınca ve gözleri buluşunca ,bütün geçmiş ve bütün gelecek artık tüm önemini yitirir,yalnızca o an, gök kubbe altında her şeyin aynı el tarafından yazıldığı gerçekliği vardır ,bu inanılmaz gerçek vardır.
Onun öğrenme tarzı,benim öğrenme tarzım değil; benim öğrenme tarzım,onun tarzı değil. Ama o da ,ben de kendi kişisel menkıbemizi arıyoruz; bu yüzden ona saygı duyuyorum.
İster hayatımız,ister ekin tarlalarımız olsun,sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikâyemiz ile dünya tarihinin aynı el tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman,bunu anlar anlamaz,bu korku uçup gider.
Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi. Hani taş atmıştım bir kez de küsüp kaçmıştı...
Ben şimdi kaçamıyorum. Ama büyüyünce kaçarım belki. Hani o mavi uçurtma gibi...