Bağışlamadığımız her insan, içimize attığımız patates gibidir. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırırız. Affetmeyerek kendimizi, ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ederiz. Bizlere karşı bilerek ya da bilmeyerek yapılan hataları içimizde taşıyıp, karşımızdakine kin, nefret, öfke duyarak, içimizi bu patatesler gibi kokuşturmaya başlarız. Sonra, bu kokuşmuşluktan kaynaklanan sıkıntıları, kendimiz bile taşımakta zorluk çekeriz, rahatsız oluruz, isyan ederiz.
Dünyada herkes birbirini değiştirmek için uğraşıyor. Hâlbuki sen istemedikçe hiç kimse seni zorla değiştiremez. Değiştirme çabaları her zaman boşa gider. Annen, baban seni değiştirmek için uğraşıp durdu. Peki değiştin mi? Hayır, yine bildiğini yaptın.